Copy
AB Sivil Düşün Programı Logosu
Kötü Günlerde İyi Haberler

Bizi Bağlayan Şeyler
20 Nisan 2020


Çocuklar her zaman insanlığın hem en güçlü hem en savunmasız tarafı oldu. Zihinlerinin bütün bir evreni tasarlayacak kadar genişleyebilmesi ama aynı zamanda yetişkinlerin dünyasında bu kadar kolay yara alabilmeleri bir ironi değil mi? Bu sefer öyle değildi. Çocuklar Covid 19’un ölümcül noktaya ulaştığı riskli hedef grup içinde yer almıyorlardı, hatta çoğunlukla hastalığa yakanlandıkları anlaşılmıyor, belirti bile göstermeden atlattıkları kaydediliyordu.

Gelgelelim, okulların kapanması ve tüm dünyada farklı yoğunluklarda uygulanan karantina süreci, onların, stres, şiddet, sömürü ve istismara her zamankinden çok daha fazla açık hale gelmelerine yol açtı. 

Yine de yetişkinler süngülerini atıp başlarını öne düşürdüğünde, onlara her şeyin tekrar yoluna gireceğini hatırlatıp ümitli enerjiler yollayan çocuklar oldu: Türkiye dahil pek çok ülkeden sayısız çocuk, kendilerinin çizip boyadığı bir gökkuşağı ile “Geçecek” “Endişelenmeyin” gibi olumlu bir mesajı içeren resim ve afişlerini, yoldan geçenleri gülümsetmek için pencerelerine astılar, balkonlarından sarkıttılar. 

Nirengi Derneği, Çocuklarla Coronavirüs’ü konuşurken dikkat edilmesi gereken noktalara dair uzman psikolojik danışman yönlendirmesiyle üç dilde notlar hazırlamış. Buraya tıklayarak göz atabilirsiniz. 
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 50'den fazla kuruluşla birlikte, 6-11 yaş arası çocukların Covid-19'u anlayabilmesi ve kabullenebilmesi için Türkçe'nin de aralarında bulunduğu 36 dilde bir kitap ortaya çıkarmış. Çocuklarınızla birlikte okumak için tıklayın!
Kişisel fitness koçu ve influencer Joe Wicks, ailelere destek olabilmek adına, haftada iki kez çocukların evden yapabilecekleri canlı spor dersleri yayınlamaya başlamış. Yarımşar saat süren yayınları merak eden buradan ulaşabilir!

Geçtiğimiz haftalarda, BBC’deki sabah haberlerinin izleyicileri, sunucu Victoria Derbyshire'ın elinde bir telefon numarasının yazılı olduğunu fark etti. Bu, sunucunun evde şiddete maruz kalan, kontrolcü bir eş ya da partner yüzünden sıkışmış hisseden herkesi, destek alabilmeleri için Ulusal Ev İçi İstismar Hattı'na yönlendirme girişimiydi. 

Zorunlu olarak evde kalmanın, herkesin farklı biçimlerde deneyimlediği zorlayıcı tarafları mevcut ancak dünyanın her yerindeki kadınlar için ev içi iş bölümünde yüklenen sorumlulukların, eşitsizliğin ve şiddetin artmasıyla denk anlamları var.
Uçan Süpürge Vakfı tam da bu sebeple, Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin bu yılki temasını #EvdeKaldık olarak belirlemiş. Yirmi iki yıldır aralıksız olarak kadın yönetmenlerin filmlerini sinemaseverlerle buluşturan festival, bu yıl, “Krizi hep birlikte göğüslüyoruz çünkü benzer şeyleri deneyimliyoruz” mottosuyla ve ilk kez online olarak gerçekleşecek. Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu (FIBRESCI)’nun tarihinde ilk kez online jürilik yaptığı festivalin filmleri, 7-14 Mayıs 2020 tarihlerinde çevrimiçi ortamda gösterime girecek. Programı buraya tıklayarak takip edebilirsiniz. 

Karantinada sizi en çok ne zorluyor? Alışveriş ertesi paketleri dezenfekte etmek mi? Ellerinizi sabunlama işini yirmi saniye boyunca sürdürmek mi? Yoksa maske takmak mı? Peki ya taktığı maske yüzünden market görevlisinin dudaklarını okuyamamak? İşitme engeliniz varsa, işte başlı başına bir sorun daha… Ashley Lawrence, işitme engelliler ve işitme güçlüğü yaşayanların eğitimi üzerine öğrenim gören bir üniversite öğrencisi. Piyasada işitme engellilere uygun maske bulunmadığını fark eden Lawrence, kullananların dudaklarının ve yüz ifadelerinin görünür olmasını sağlayan bir yüz maskesi tasarlamış. 

Maskedeki şeffaf pencere sayesinde, hem işaret dili için önemli olan mimikler görülebiliyor hem de kişinin dudakları rahatlıkla okunuyor. Ashley ve annesi, tasarım maskenin evde üretimini yapmaya da başlamışlar. Malzemeler için elbette bütçe gerekmiş ancak vazgeçmemişler ve GoFundMe’de kampanya başlatarak kısa sürede hedefledikleri desteğe ulaşmışlar.

Solunum güçlüğü çeken hastalar, ventilatörler yardımıyla güç kazanabiliyor. Ateş, öksürük ya da halsizlik için her ülkenin başarılı olduğunu gözlemlediği tedavi uygulamaları var. Peki ya korku ve kaygı içinde kaskatı kalanlar? Sağlıklarına tekrar kavuşacaklarına dair inançlarını yitirenler? Onlara yalnız, insanca bir temas iyi gelebilir.  

ABD’de Robertino Rodriguez adındaki bir solunum terapisti, sağlık çalışanlarının korunmak için giymek zorunda oldukları maske, tulum gibi ekipmanların hastalarla aralarına koyduğu mesafeden rahatsızlık duyunca bir anda yayılan bir akım başlatıyor: Rodriguez, gülümsediği bir fotoğrafının çıktısını alarak koruyucu tulumunun yakasına iğneliyor. Amacı, bazen göz temasından bile mahrum kalan hastalarına biraz olsun moral vermek. Terapistin instagramdan paylaştığı fotoğrafına yağan beğenilerin ardından, dünyanın her yerinden sağlık çalışanları da bu fikrin uygulayıcısı olmaya başlıyor.

Siz bu satırları okurken, Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığının  girişimleriyle, mesleki ve teknik Anadolu liselerinde temizlik ve dezenfeksiyon ürünlerinden maskeye, tek kullanımlık önlük ve tulumdan yüz koruyucu sipere kadar çok sayıda ürünün seri üretimi devam ediyor. 

Karikatürist Erdil Yaşaroğlu ve oyuncu eşi Begüm Kütük’ün, evlerine kurdukları küçük atölyede, sağlık çalışanlarına ücretsiz dağıtılmak üzere, 3D yazıcıyla siperlikli maske üretmesi başka gönüllülere de ilham oluyor. Üniversitelerin bilim merkezleri, bilişim teknolojisi öğretmenleri ve öğrencilerinin evlerinde de heyecanlı bir telaş var. 

Maker Atölye gibi sivil oluşumlar, açık kaynak ventilatör tasarım örneklerini paylaşarak dayanışmayı yükseltiyorlar. İncelemek isterseniz burada.

Karantina sırasında da açık havaya çıkarak günlük egzersizlerini yapmaktan geri duramayanlar olduğu malum. İngiltere’de Kahramanlar için Koş (Run for Heroes) isimli bir organizasyon, bu konuda ısrarcı olanları, Instagram üzerinden, 5 km koşarak 5£ bağışlamaya ve ardından aynı zorluğu tamamlamak için beş arkadaşlarını aday göstermeye teşvik ediyor. Girişim şimdiye kadar Ulusal Sağlık Servisi (NHS) personeli için 3 milyon £'dan fazla para toplandığını duyurdu. 

Bu arada, kalça kırığıyla baş edebilmek için kendisine her gün yürüteci ile 25 metre yürüme hedefi koyan 99 yaşındaki emekli asker Tom Moore, bir rekora imza attı. Moore’un bahçesinin etrafında 100 tur atma kararını destekleyenler sayesinde, sağlık çalışanları için 27 milyon £’dan fazla para toplandı. 


Karantina koşullarında her işi evden sürdürmek mümkün mü? Salgın dolayısıyla tarlalarına gidemeyen çiftçiler ne yapacak?  Türk Traktör, geçen yıl hayata geçirdiği Tarlam Cepte uygulamasını, isteyen herkes için 1 yıl boyunca ücretsiz hale getirmiş. Uygulama ile çiftçiler arazilerindeki mahsulün sağlığını günlük olarak takip edebiliyor, evlerinden çıkmadan arazi hava durumu dahil pek çok işe yarar bilgiye ulaşabiliyorlar. 
 


Tarlam Cepte uygulamasına ulaşmak için tıklayın!

Mevsimlik işçiler bu sezonda ekim, dikim, bakım ve hasat faaliyetleri için hayati önem taşıyor. Avrupa Birliği de böyle düşünüyor olmalı ki, gıda güvencesinin en önemli aktörleri olarak ilan ettiği mevsimlik işçilerin, işyerlerine ulaşabilmeleri için yönergeler yayınlamaya başladı. Birlik ülkelerinde ayrıca, çiftçilerin ve gıda işletmelerinin daha yüksek devlet yardımı alabilmeleri için önlemler alınıyor.

Karantina günlerinde insan ayak izinin bir süreliğine sokaklardan çekilmesi, trafiğin azalması ve sınai üretimin büyük oranda durması, doğada bazı göz kırpışlarına vesile oldu: Çeşitli kentlerde hava ve suların kirlilik oranlarında ciddi düşüşler kaydedildi. Çalışmayan feribot limanları, yunuslarla kuğuların ziyaretine uğrarken, dünyanın en büyük hayvanı olan mavi balina, Antartika çevresindeki sularda hiç de alışık olunmayan sayılarda görülmeye başlandı. Kim bilir, belki de, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan bir tür yaşama geri dönüyor...

Kentlerdeki insansızlaşmanın doğal hayatı canlandırması harika haber ancak eskiden esnaf ve gelip geçenler sayesinde hayatta kalan sokak hayvanlarının beslenmeleri için de bir şeyler düşünmek zorundayız. İşte bu vesileyle, Empati Derneği’nin, 2016 yılı Sivil Düşün desteklerinden yararlanarak hayata geçirdiği Besle Beni Projesi yeniden kalplerimize dokunuyor.

Kınalıada'da bulunan ve yaz-kış arasındaki nüfus farkları sebebiyle, kışları yaşam koşulları kötüleşen sokak hayvanlarının uzaktan sahiplenilmesine imkan tanıyan proje sayesinde, temsili bir sokak hayvanını sahiplenerek yaptığınız bağışlarla, adadaki tüm hayvanların beslenmesine katkıda bulunmuş oluyorsunuz. 

İçinden geçtiğimiz günlerde yalnızca fiziksel olarak güçlü kalmak yeterli değil. Şu an solduğumuz hava ve içtiğimiz su kadar, çevremizi saran kaygı ve stres atmosferinin de ortağıyız. İbadethaneler ve psikolog odalarını ziyaret etmeden, parka gidip temiz hava almadan ya da sevdiklerimizle vakit geçirerek kafamızı dağıtmadan bu ortaklıktan çekilmeyi nasıl başaracağız? 

Çeşitli üniversitelerin psikiyatri ve travma birimleri, eğitim araştırma hastaneleri ile ruhsal sağlık konusunda faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri, İstanbul Valiliği ve İl Sağlık Müdürlüğünün de desteğini alarak, güçlerini birleştirmiş ve 0850 305 0034 numaralı destek hattını açmışlar. Destek hattına hafta içi her gün mesai saatleri boyunca ulaşabilen vatandaşlar, salgının yaratabileceği kaygı ve travmalarda yalnız olmadıklarını hissediyor, gerekli görüldüğünde online terapilere katılıyor; ayrıca salgın nedeniyle kesintiye uğrayan tedavi süreçlerini uzaktan sürdürebiliyorlar. 

Öte yandan, Maya Vakfı da, ihtiyaç duyan çocuklar ve yetişkinler için ücretsiz uzaktan  psikolojik danışmanlık hizmeti sunmaya başlamış durumda. Bilgi almak için tıklayabilirsiniz. 

Alışverişlerimizi kooperatifler ve küçük esnafa destek olacak şekilde düzenlemek, çevremizde ihtiyaçlarını karşılamak konusunda desteğe ihtiyacı olanların yanında olmak, salgının yol açtığı farklı sorunlara yaratıcı çözümler geliştirmek için kendi alanlarımızda neler yapabileceğimizi düşünmek, bizim aklımıza bir çırpıda gelen birkaç seçenek. 


Farklı ülkelerde, evinden çıkamadığı için alışverişe gidemeyen ya da evcil hayvanlarını gezdiremeyenlere gönüllü yardım teklifinde bulunan insanların kendileri için sempatik kartlar hazırladıklarına şahit olduk.


Avrupa Komisyonu’nun, 24, 25 ve 26 Nisan’da, AB üye ülkeleriyle içinde, Avrupa'daki sivil toplumu, girişimcileri ve ilgili tüm diğer paydaşları salgın kaynaklı sorunlara yenilikçi çözümler getirmek üzere online bir hekaton düzenlediğini öğrendik.

İzmir’de bulunan Bisiklet Kooperatifi BisiKoop’un, sivil toplum örgütleri, Birleşmiş Milletler GEF Küçük Destek Programı ve belediyelerin desteğini alarak, BisiDestek isminde karantinaya özel bir proje geliştirdiğinden haberdar olduk. BisiDestek için önce gönüllü bisikletçiler hızlı eğitimlerden geçirilmiş. Gönüllüler, sokağa çıkma yasağı sırasında, 65 yaş üstü kişiler ve engelli bireyler gibi dışarı çıkması riskli grupların günlük market alışverişini yapmış, ilaçlarını temin etmiş ya da temel ihtiyaçlarının giderilmesini sağlamış. Sosyal medyanın da gücüyle bisikletli gönüllü sayısı 120’ye kadar çıkmış. Kentleri bisiklet dostu hale getirmenin kriz çözümünde böylesi bir fayda sağladığını görmek bizi de heyecanlandırdı.

Bisikletli Kent İzmir Projesi ile ilgili ayrıntılara buradan ulaşabilirsiniz.

Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV) şu sıralar, COVID-19’a yönelik Türkiye’de alınan önlem ve tedbirlerin, sivil toplumun çalışmalarını nasıl etkilediğini ortaya koymak üzere bir anket düzenliyor. Toplanan cevaplar, TÜSEV’in ilerleyen zaman içinde yine sivil toplum için yürüteceği savunuculuk çalışmalarında kullanılacak. Katılmak isterseniz ankete buradan ulaşabilirsiniz.

İşinize yarayacağını düşündüğümüz bazı eğitim araçları: 

Sivil toplum için online eğitim yöntemleri
Belirsizlikle baş edebilmek için kaynaklar
Çevrimiçi çalışma ve uzaktan işbirliği için dijital araçlar
İlhamı, yenilikçi girişimi, yaratıcı düşünceyi ve dayanışmayı büyütmek adına kötü günlerin iyi hikayelerini bizlerle paylaşmak ve bizi bağlayan şeyleri büyütmemize yardımcı olmak için
 
Bu e-postayı tarayıcınızda görüntüleyin.

Sivil Düşün, bir Avrupa Birliği Programıdır. 

Bu bülten, Avrupa Birliği finansal desteği ile yayınlanmıştır. Bu bültenin içeriğinden yalnızca Sivil Düşün Teknik Destek Ekibi sorumludur ve hiçbir şekilde Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmamaktadır.


 info@sivildusun.eu
 
Instagram
Twitter
Facebook
YouTube
Sivil Düşün
LinkedIn